EMREHAN HALICI Sayın Başbakanım, Sayın Rektörüm, Sayın Konuklar ve çok sevgili ODTÜ Öğrencileri Bugün huzurlarınızda büyük bir mutluluk yaşıyorum. Ödül alıp da mutlu olmamak mümkün değil. Hele sınıflarında okuduğum, lojmanında oturduğum, işyerimi kurduğum, şu anda da oğlum ve kızımın okuduğu, kendimi bütünüyle ait hissettiğim ODTÜ'nün öğrencilerinden ödül almak mutluluğumu daha da arttırıyor. Endüstri Mühendisliği'ne, Verimlilik Topluluğu'na ve ODTÜ öğrencilerine candan teşekkür ediyorum. Ait olmak duygusu ne kadar güzel. İnsan ait olduğu yerlerin kıymetini bilmeli, ne olursa olsun sevmeli, gerektiğinde özveride bulunmalı ve şanslıysa ait olduğu yerlerle gurur duymalı. Ben çok şanslı biriyim, ait olduğum yerlerle hep gurur duydum. Ailemle gurur duydum. Nur içinde yatsın, sadece insan dostu değil, hayvan dostu da olan annemle, Hazreti Mevlana aşığı Babam Şair Feyzi Halıcı'yla gurur duydum. Büyük bir düşünce ve devlet adamı, bilgeliğin ve nezaketin buluştuğu Genel Başkanım Sayın Bülent Ecevit'le ve tertemiz partimle gurur duydum. Beni sürekli destekleyen siz dostlarımla, sınıf arkadaşlarımla, hocalarımla, Türkiye Zeka Vakfı'nda ve Halıcı şirketlerinde beraber olduğum akıllı ve yetenekli arkadaşlarımla gurur duydum. Ve tabii ki, çok kez tekrarladığım gibi, üniversitemle ve ODTÜ'lü olmakla büyük gurur duydum. Değerli konuklar, hoşgörünüze sığınarak hayranı olduğum üniversitemle ilgili kısa birkaç söz söylemek isterim. ODTÜ benim gözümde bir semboldür. Bilimin, teknolojinin ve sanatın sembolüdür. Girişimciliğin ve yaratıcılığın sembolüdür. Özgürlüğün, bağımsızlığın ve demokrasinin sembolüdür. Hür düşüncenin sembolüdür. ODTÜ'lüler için insanların fırsat ve olanak eşitliği, yaratılan artı değerlerin adaletli paylaşımı, dünya barışı, insan ve doğa sevgisi ve etik değerler vazgeçilmez ilkelerdir. ODTÜ'lüler, mezun olduktan sonra tabii ki farklı ekonomik, siyasi ve sosyal konumlarda olabilirler ama genellikle bu ilkeleri unutmazlar. Çünkü ODTÜ'de bunlar öğretilmez. ODTÜ'de bunlar öğrenilir. Bunlar yazılı değildir, sözlü bir kurallar manzumesi de değildir. Ama bunlar öğrenilir, özümsenir. ODTÜ'de herkes herkesin hocasıdır ve belki de bu yüzden herkes birbirine hocam diye hitap eder. Öğretmekten ve öğretilmekten çok, öğrenmenin geçerli olması nedeniyle ODTÜ'lüler edilgen değil, etkindirler. Kendilerine, çevrelerine ve olaylara koşullanarak değil, kuşkulanarak bakarlar. Yeterince iyi, yeterince doğru, yeterince güzeli arayan ve sorgulayan bir kuşkudur bu. Bu bir ODTÜ iklimidir. İşçsini, memurunu, öğretim üyesini ve öğrencisini çepeçevre etkileyen verimli ve sağlıklı bir iklim. Dışarıda iklim değişir, ODTÜ'de değişmez. Eminim ki hiçbir zaman da değişmeyecek. Sevgili ODTÜ öğrencileri, bana verdiğiniz bu onurla varolan sorumluklarımı daha da arttırdınız. İdeallerinize gölge düşürmemek için daha da titiz davranmak zorundayım. Duam, sizleri,dostlarımı ve beni yetiştirenleri hiçbir zaman mahçup etmemektir. Hepinize çok teşekkür ediyor, sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.
|